Mercedes-Benz AMG GT-S Fotoğraflar : Mehmet Kara, Mercedes Medya
Mercedes-Benz AMG GT-S

Yok öyle yer gök falan inlemiyor. Tahrik edici bir ses kabine doluyor elbet ve bununla birlikte kendimi gaz verirken buluyorum. Motorun titreşimleri kabinde hissediliyor ve bu çok keyifli. Motorun sesi, düşük devirlerde ses boğazınızdan gelen o bas ses gibi duyulurken devirler yükseldiğinde adeta bir gümdürdemeye dönüşüyor. Üstelik orta konsoldaki egzoz düğmesine  (böyle bir düğme üretmek kesinlikle çok iyi bir fikir) bastığınızda kabindeki bas ses biraz daha artıyor.

Eh piste çıkacağıma göre otomobilin dört modundan hangisini seçeceğime karar vermek çok da zor değil: Üzerinde Comfort, Sport, Sport +, Individual ve Race yazan düğmeyi Sport’a getiriyorum. Buradaki ayarlar direksiyon, gaz tepkisi ve vites geçişlerini ayarlarken, amortisör sertliğini ayarlayan farklı bir düğme daha bulunuyor. Ayrıca standart olarak ESP sisteminin üç ayarı bulunuyor: ESP On, ESP Sport ve ESP Off. Tüm bu ayarları ayrı ayrı yapabildiğiniz gibi Individual butonundan birbirleriyle kombine olarak da kullanabiliyorsunuz. Yani direksiyonunuz ve gaz tepkiniz en sertteyken, amortisör ayarlarınız yumuşakta kalabiliyor. Pistte şimdilik amortisörleri en serte alıyoruz.

AMG GT S düz yolda son derece hızlı bir otomobil, ki bundan farklı bir şey de beklemiyorduk. Gazı diplediğiniz zaman vites büyüttüğünüzde ortaya çıkan ses gerçekten büyüleyici, ayrıca çifta kavramalı şanzımanın tepkileri de son derece hızlı. Ayağınızı gazdan çektiğinizde egzozun içinde yankılanan patlama- çatlama sesleri hakikaten bağımlılık yaratıyor ve bir süre sonra gülmekten yüzünüzün ağrıdığını hissediyorsunuz. Sport + modunda gaz tepkileri son derece keskinken turbo gecikmesini pistte hissetmek mümkün değil, düşük devirlerde yol kullanımında bunu denemek gerek.

Bunun yanında direksiyonun Sport + modunda bile istendiği kadar ağır olmaması biraz can sıkıcı. Virajlarda çok ani tepkiler veriyor çünkü bu kadar hafif bir direksiyon beklemediğiniz için biraz sert hareketler yapabiliyorsunuz. Buna alışmak gerekiyor, bir BMW M4 direksiyon olarak bundan çok daha tatmin edici, en azından ağırlık olarak. Öte yandan geri bildirim ve iletişim kurma konularında iyi bir iş çıkarttığını söyleyebiliriz.

Süspansiyonlar oldukça sert bir ayara sahipken bunun getirisi olarak olağanüstü bir yol tutuş ve gövde kontrolü sizleri bekliyor. Virajlarda aşırı sert frenajlarda bile dalma hareketi oluşmuyorken, GT S yanal ivmelere de iyi bir şekilde direniyor ve gövdesini yatırmıyor.

Çekiş o kadar iyi ki viraj çıkışlarında normalden çok daha erkan gaz verdiğinizde bile sorun olmuyor. Ne var ki ESP sistemi açıkken biraz erken devreye giriyor, pistte ESP Sport’ta kullanmak çok daha keyifli. Bu modda elektronik sistemler arka tarafın bir kaç derece kaymasına izin veriyor ve bu sınırlar içinde güvenle hareket edebiliyorsunuz. Yoksa motor güç kesiyor, kullanım keyfini sekteye uğratıyor.

AMG GT S’in hızını, ondan önce C63 AMG sedanı kullandığım için çok daha rahat anlayabildim. İstanbul Park’ın 5 ve 6’ıncı virajından sonraki kısa düzlükte C63 168 km/s’ye ulaşabilirken (çok zorlamadan, erken frenajla), GT S 192 km/s ile ne kadar hızlı olduğunu kanıtlıyor. Bunun nedeni daha önce de söylediğimiz gibi çok daha erken gaz verebiliyor olmanız ve ağırlık avantajı.

Virajlarda GT S nötr bir karakter sergiliyor. Yön değiştirmeye son derece istekli, direksiyonun hareketlerine anında cevap verecek kadar da çevik. Önden kaymaya iyi bir şekilde direniyor, bunu repertuarından uzak tutmak için elinden geleni yapıyor. ESP Sport’ta izin vermese de sistem kapalıyken nasıl yan gidebileceğini düşünemiyorum.

Şanzıman vites büyütürken pürüzsüz ve hızlı bir şekilde görevini yapıyor ama vites düşürürken biraz fazla güvenli zonda takılıyor ve sürücünün vites atacağı devirlere karışarak risk almaktan uzak duruyor. Yani viraj için frene girip vites düşüreceğiniz yerde, pedalcığa tıklasanız bile ‘bi bip’ sesiyle olduğunuz devirde bunu yapamayacağınızı anlıyorsunuz. Bu can sıkıcı ve sürücüyü kısıtlayan bir şey. Ayrıca buna alışıp gerektiği gibi fren yapmak da zor çünkü hızınızı ve vitesinizi motor freni yaparak yavaşlamak üzere ayarlamış oluyorsunuz, haliyle fren noktanızı kaçırmamak için çok ama çok uğraşıyorsunuz. Aslında vites kutusunun bu hareketini diğer AMG modellerinde de görmüştük.

Son derece yüksek tempolu üç turun ardından bu muhteşem otomobilden ayrılma vakti  geliyor...

“Yani kullanmam gereken 510 bg’lik bir V8 beni bekliyor. Lafı çok uzatamayacağım...”



Yorum yapın
İsim (gerekli) 
E-mail (yayınlanmayacak) (gerekli) 
Otomobilinizin markası (gerekli) 
 

Gönder

Mazda MX-5 (2016) - Mazda MX-5 (2013) - Mazda MX-5 (1998) - Mazda MX-5 (1990)
Özel
Kia Stonic beklenenden erken geldi
Haber
Yeni Camaro ZL1 Ring’de rekor kırdı
Haber





Ana Sayfa | Künye | İletişim

Her Hakkı Saklıdır © Ocak 2012 Otoloji.com