Ferrari 308 GTB (1978) Fotoğraflar: İlke Taşçı
Ferrari 308 GTB (1978)
140.000- 180.000 €
Motor:
2927 cc, 8 silindir, 32v, 240 bg@6600 d/dak
0-400 Metre :
14.8 sn
Maksimum tork :
275 Nm@4600 d/dak
Maksimum hız:
244 km/s
Şanzıman :
5 ileri manuel, arkadan çekiş
Boş ağırlık :
1265 kg
0-100 Km/s :
6.8 sn
Üretim Adedi:
2897 adet (1975- 1981 arası)

Önünüzde sarı renkte, klasik bir Ferrari dursa ne yapardınız? Sabırsızlıkla sürmek için koltuğa yerleşmeye can atıyorsunuz fakat otomobil o kadar ilgi çekici ki onu incelemeden içine geçmeniz mümkün değil. O kadar kompakt ki, sanki büyümüş bir die-cast maket gibi önünüzde onun detaylarını keşfetmenizi bekliyor.

Kapıyı, kapının üstüne yerleştirilmiş C sütununa yakın bir kol ile açıyorsunuz. Minimal kabindeki alçak konumlandırılmış deri koltuğa poponuzu yerleştirdikten sonra, sağa ve sola hamlelerle gövdeyi hareket ettireceğiniz, Ferrari logolu 3 kollu spor direksiyon sizi karşılıyor. Belki de en can alıcı detay olan açık yollu vites kolu hemen elinizin altında duruyor. Göstergeler ve tuş takımları olabildiğince nostaljik ve sizi anında 70'li ve 80'li yılların havasına sokuyor. Güncel Ferrari'lerden çok daha farklı bir hava var içeride, herşey çok samimi ve bu da otomobille kaynaşmanızı kolaylaştırıyor.

Sürüş pozisyonu tipik bir ortadan motorlu gibi. Pedallar sağa doğru ofsetli yerleştirilmiş, görüş açıları kötü, koltuk olabildiğince alçak. Geride ve alçakta oturuyor olmanızın dışında görüş açılarının da iyi olmaması 308'i olduğundan daha egzotik gösteren, hissettiren bir detay. Ona bindiğiniz anda kendinizi çok farklı bir otomobile binmiş gibi hissediyorsunuz; aslında zaten farklı bir otomobildesiniz ama klasik Ferrari'lerde bile görebildiğiniz o harika sürüş pozisyonu gerçekten insana farklı hissettiriyor. Bunu bugüne kadar kullandığımız klasiklerde (Lotus Esprit hariç) pek de hissetmemiştik.

Hava güneşli ve (sonradan heyecandan kaybedeceğim) klasik Steve McQuenn gözlüklerimi taktığıma göre yola çıkmaya hazırız.

İlk olarak 3.0 litrelik V8 motoru çalıştırmamız gerekiyor. Öncelikle bu motorun İtalya'dan iki farklı ayarla çıktığını söyleyelim. Avrupa versiyonları 255 bg, ABD versiyonları ise 240 bg olarak üretilmiş. Ancak otoriteler, bu değerlerin iyimser olduğunu, gerçek değerlerin daha aşağıda bulunduğunu belirtiyorlar. Hatta ABD'deki emisyon kurallarını daha sıkı olması karşısında 78-79 modellerin daha da az güç ürettiğinden bahsetmiştik ki; kullandığımız otomobilin, kağıt üzerinde 240, reelde ise 205 bg güç ürettiği yönünde iddialar olduğunu gördük.Tabii zamanın getirdiği güç kayıpları ile muhtemelen 180-190 bg civarında bir otomobil kullanıyor olacağız ve bunu aklımızın bir ucunda tutmamız gerekiyor.

Evet, bu heyecanlı yolculuğa başlayalım artık! Motor, sonrasında gelen modellere göre daha sessiz ve sakin çalışıyor, özellikle silindir başına 5 subaplı modeller F355 ve 360 Modena ile kıyaslarsanız, sesin zayıf kaldığını söyleyebiliriz. Hatta beklediğimizden daha zayıf, pek de 8 silindiri andırmayan bir ses bizleri bekliyor. Bakalım, hidrolik olmayan direksiyon ve klimasız ortam bizi zorlayacak mı? 

Teknolojinin hızla ilerlemesi, eskiden lüks sayılan şeyleri standartımız haline getirdi. Gençlik dönemimde, Renault 9'unu yokuşa park etmeye çalışan arkadaşım Burcu'nun hidrolik olmayan direksiyonu çeviremediği için sinirden ağladığını hatırlıyorum ancak 308 umarım bana zor anlar yaşatmaz. Sarı bir Ferrari kullanıyorsanız, tüm gözler üzerinizde oluyor ve hata yapma şansınız da yok. Düşünsenize bir çok kişinin çocukluk yıllarının rüya otomobillerinden birini kullanıyorsunuz ve kolay bir dönemeci dönmek için üç manevra yapmanız gerekiyor. Gitti karizma!

Yola çıktığımda anlıyorum ki, bu o kadar da büyütülecek bir şey değilmiş, hatta direksiyonun tatlı sert tepkileri oldukça keyif de veriyormuş. Sadece düşük hızlarda biraz daha güç harcamanız gerekli fakat 30 yaşında bir erkek için bunlar üstesinden gelinmeyecek şeyler değil. Otomobili kullandığımız mevsim yazın sonlarıydı ve hava da oldukça sıcaktı ancak klimanın yokluğu da camlarımızın açılmasını ve mütevazi bir Ferrari senfonisini dinlemimizi sağladı. Aslında teknoloji bazı şeyleri daha kolay yapıyor ama daha güzel yapmıyor. Yumuşacık direksiyonlar şehir içinde manevrayı kolaylaştırırken, hissiyatın uçmasına neden oluyor, klimalar bizi soğuk ve steril tutarken, gerçek havayı solumamıza engel oluyor. Ferrari'yi kullanırken, daha fazla bir şeye ihtiyacınız olmadığını düşünüyorsunuz. 

Motor devirlendikçe daha keyifli sesler almaya ve vitesi her değiştirmenizde klik-klak sesiyle daha da keyiflenmeye başlıyorsunuz. Debriyaj beklediğimden yumuşak ancak yine de vitesi her Ferrari'de olduğu gibi kesin bir hareketle değiştirmeniz gerekiyor. Günümüzde artık Ferrari'lerde bile manuel şanzıman kalmadığı için vites değiştirirken kulağa gelen 'klik' sesini duymak gerçekten çok keyif veriyor. Bu aslında daha önce kullandığımız Ferrari Testarossa'da da aynı şekildeydi. Zaten bu iki otomobilde bir takım benzerlikler olduğu gözümüze çarpıyor.

Motor tüm Ferrari modellerindeki gibi yüksek devirleri seven bir yapıda ve son derece kolay devirlenmesiyle dikkat çekiyor. Gerçi bu konuda özellikle 1975 model Porsche 911'in gerisinde kalıyor ama küçük Alman otomobilinin bu konuda sıradışı olduğunu zaten söylemiştik. 911 demişken, bu iki otomobilin birbirine rakip olduğunu söylemeye herhalde gerek yok değil mi? İki marka arasındaki ezeli rekabet daha o zamandan beri aynı şekilde devam ediyor. Fakat 911'in 308'e göre çok çok hızlı olduğunu söylemeliyiz ancak her zamanki gibi 308 egzotiklik ve az bulunurluk anlamında rakibinin kat kat önünde. Bunun yanında Porsche süspansiyon kalitesi, gaz tepkisi ve dinamizm anlamında Ferrari'yi geçmiş gibi görünüyor. 308 biraz daha hantal bir otomobil, performans elde etmek için daha çok uğraşmanız gerekiyor. Tutunma konusundaysa 308 daha güven verici bir yapıda; çünkü 911 hemen hemen her viraja yan girme konusundaki merakını sürücüsüyle paylaşıyor. Bu onu daha eğlenceli kılıyor elbet ama bu her sürücü için geçeli olmayabilir. 308 ise sürücüsü eğlenmek istediğinde ayak uyduran, süprizlere pek de açık bir otomobil değil. Keyifli olduğu doğru ama daha çok güvenli sularda yüzmeyi uygun görüyor.

Performans günümüz standartlarına göre etkileyici gelmiyor, yaklaşık 7 saniye olan 0-100 km/s hızlanma değeri sizi koltuğunuza yapıştırmıyor ama yüzünüzde gülümsemeye yol açıyor. Tabii 308'den beklediğimiz de bu değil aslında. Ferrari, hiç bir zaman 308'i yüksek performanslı modeli olarak görmedi, otomobili bu şekilde konumlandırmadı. O daha çok karizması ve görece diğer Ferrari'lere göre ulaşılabilir fiyatıyla öne çıkan bir otomobildi. Yine de 911 ile her şekilde kıyaslandığını ve karşılaştırmalı testlerde biraraya geldiğini söylemeliyiz.

14 inçlik küçük jantları kavrayan geniş yanaklı lastikler çukurları ve bozuk yolları güzel bir şekilde sönümlüyor ve 308'in bir süperspora kıyasla size konfor sağlamasına olanak veriyor. Süspansiyonlar çok sert değil ancak geribildirimi başarılı bir şekilde veriyorlar. Frenler aşırı güven vermemekle birlikte başarılı bir duruş mesafesi sunuyorlar. Yurtdışında bu otomobili günlük kullanacak olanların ilk yaptıkları modifikasyonlar da frenleri ve süspansiyonları geliştirmek oluyor.  

Ancak diğer klasiklerden farklı olarak, özellikle de Amerikanlardan farklı olarak 308 kullanırken sürücüsüne güven vermesini biliyor. Hatta yukarıdaki fotoğrafta görmüş olduğunuz gibi hareketler 308 ile rahat şekilde yapılabiliyor. Biliyorsunuz ki viraja girdiğinizde otomobil tutunacak, biliyorsunuz ki şasi beklenmedik hareketler yapmayacak. Bunun en önemli etkenlerinden biri verimli direksiyon. Evet, daha önce direksiyonun hidrolik destekli olmadığını söylemiştik, bu ağırlık olarak son derece dikkatli ayarlanmış (tatlı sert), hissiyat olaraksa 70'li yılların spor otomobillerinden beklemeyeceğiniz tarzda etkileşim kuran bir direksiyon sistemi. Kısa turlu olmasının yanında turunun da hızlı olması şasi üzerindeki hakimiyetinizi kolaylaştırıyor. Amerikanlardaki gibi uzun turlu, olabildiğince dönen direksiyondan burada eser yok. 308 her ne kadar çok güçlü olmasa da sürüş için üretildiğini her halinden belli ediyor. 

Yolda kullanırken elbette herkesin gözü üzerinizde oluyor, hatta "Magnum'un otomobili değil mi bu?" gibi sorularla karşılaşabiliyorsunuz. İşte o anda şu geliyor aklınıza: Ferrari öyle bir imaja sahip ki 308 sadece bir diziyle insanların hafızalarında unutulmazlar arasında yer alabiliyor. Az önce karşılaştırdığımız Porsche 911 ise kuşkusuz sayısız film ve dizide rol almış olsa da bu bir çok kişinin aklına bile gelmeyebiliyor.

İki farklı tarz, iki farklı efsane...

İzlenim bölümünden devam etmek için tıklayın.



Yorum yapın
İsim (gerekli) 
E-mail (yayınlanmayacak) (gerekli) 
Otomobilinizin markası (gerekli) 
 

Gönder

Nissan Qashqai’da yeni motorlar kullanılmaya başlandı
Haber
Skoda, yeni hatchback'i Scala’yı hazırlıyor
Haber
DS3 Crossback Paris’te gösterildi
Haber





Ana Sayfa | Künye | İletişim

Her Hakkı Saklıdır © Ocak 2012 Otoloji.com